İVAZ PAŞA'NIN BURSA VAKFİYESİ

1


İvaz Paşa'nın Bursa Vakfıyesi *


Giriş
Bursa'nın kültür hayatına katkıda bulunan önemli şahsiyetlerden biri de Hacı İvaz Paşa'dır. Osmanlı Devleti'nin ikinci kuruluşunda(1) büyük rol oynayan Hacı İvaz Paşa(2), Tokat'ın eski adı Kazabad olan Kazova nahiyesinde doğmuştur. Bursa'ya gelmeden önce, o sıralarda Amasya Sancak Beyi olan Çelebi Mehmed'in maiyyetinde Tokat'ta 3.000 akçeli dirlik sahibi tımarlı bir sipahi(3) ve Kazâbad subaşısı idi(4). Zamanla Yıldırım'ın teveccühünü kazanmış ve kendisine Kocaeli Sancağı verilmiştir(5). Ankara savaşına tımarlı sipahî veya tımarlı sipahîlerin'mıntıka zâbiti olarak katılan Paşa, Rumeli'de Çelebi Mehmed ile kardeşi Musa Çelebi arasında cereyan eden taht mücadelesinin sonuna doğru Bursa subaşılığında bulunmuştur(6). Bu görevde iken Bursa'yı
--------------------
* Yard. Doç. Dr., Uludağ Oniversitesi İlahiyat Fakültesi.
(1) Bilindiği gibi Yıldırım'ın Timur'a yenilmesinin akabinde başlayan saltanat mücadelelerinden sonra Çelebi Mehmed'in Osmanlı birliğini tekrar sağlaması, devletin ikinci kuruluşu olarak kabul edilir. Aynca, bu dönemden sonra tahta geçen padişahlar Çelebi Mehmed'in neslinden geldiği için de o Osman Gazi'den sonra devletin ikinci kurucusu sayılmaktadır. bk. Danişmend, îsmail Hâmi, İzahlı Osmanlı Tarlh Kronolojisi, I, 168.
(2) Danişmend, a.g.e., I, 168.
(3) Kâzım Baykal'a göre İvaz Paşa, Hüdâvendigâr zamanında üçbin akçe yazılı tımar sipahilerinden iken doğruluğu sebebiyle padişahın dikkatini çektmiş ve pâye kazanmıştır. bk. Baykal, Kâzım, Bursa ve Amtları, s. 76.
(4) Subaşı, Türk Medeniyetine dahil olan ülkelerde kullanılmış eski bir askerî ünvandır. Sü, eski Türkierde asker ve ordu manasına gelir. Subaşı, ordu komutanı demektir. Anadolu Selçukluları'nda eski önemini kaybederek komutandan sonra gelen kişi olmuş; tımarlı sipahîlerin vilâyet merkezlerindeki komutanına Subası denilmeye başlanmıştır. bk. Pakalın, Mehmet Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, III, 259-262.

(5) Hasan Taib, Hâtırâ Yahud Mir'ât-ı Bursa, s. 24.
(6) Ünver, A. Süheyi, Yesil Türbesi Mihrabı (824-1421), s. 8. Falih Rıfkı, Jvaz Paşa'nın Musa Çelebi zamamnda Bursa kale muhafızı olduğunu yazmaktadır. bk. Atay, Falih Rıfkı "Bursa'da Medfun Vüzerâ", s. 200.

İVAZ PAŞA'NIN BURSA VAKFİYESİ

2


muhasara aitma aian Karamanoğlu Meiımed Bey'e karşı şehri korumak için büyük bir mukavemet göstermiştir(7).

Amasyalı Bayezid Paşa'nın beylerbeyi ve birinci vezir, Çandarlızâde îb-rahim Paşa'nın ikinci vezir olarak hizmet ettiği bu dönemde İvaz Paşa üçüncü vezirdir.

Bayezid Paşa'nın Düzmece Mustafa olayında vefat etmesi üzerine İbrahim Paşa ile Hacı İvaz Paşa arasında başlayan nüfuz mücadelesine ulemâ sınıfından Molla Fenârî'nin de katüması, iki vezir arasmdaki rakabet dengesinin İvaz Paşa aleyhine bozulmasına sebep olmuş ve İvaz Paşa vezirlikten azledilerek gözlerine de mil çektirilmiştir (827/1424)(8).

Bu gayretli, akıllı ve sanatkâr vezir geri kalan ömrünü Bursa'da geçirmiş; nihayet içlerinde Emir Sultan'ın da bulunduğu birçok kişinin yakalandığı taun salgınında 9 Zilkade 831 / 20 Ağustos 1428 tarihinde vefat etmiştir(9).

İvaz Paşa, sadece askerî ve siyasî başanlarıyla tanınan bir kişi değildi. Bursa'nm adının dünya çapında duyulmasını sağlayan Yeşil Cami ve Yeşil Türbe, bizzat İvaz Paşa'nın nezaretinde ve onun ülke dışından getirttiği sanatkârlar tarafından inşa ediimiştir(10). Çelebi Mehmed'in başmimarı olan İvaz Paşa, Bursa'da başka eserler de yaptırmıştır. Çelebi Mehmed vakıflarından olan Sultan Hanı'yla İpek Hanı'nı(11) o inşa ettirdiği gibi; kendi vakıflarından bugün mevcut olmayan Pâygâh adlı han da onun Bursa'daki eserlerindendir. Ayrıca o, Mustafa Çelebi'nin Bursa üzerine yürüdüğü sırada II.Murad tarafından yıktırılan Ulubad Köprüsü'nün de yeniden inşasına nezaret etmiştir.

İvaz Paşa'nın, Edirne'de kale içinde bir sarayı vardı. Buradaki eserleri arasinda şehre su getirmek amacıyla açtırdığı büyük kuyular da yer alıyordu. Ancak proje olarak önemli olmakla birlikte, kuyulara su çıkmaymca bu te-
--------------------
(7) ÖZCAN, Abdülkadir, "Hacı İvaz Paşa (831-1428)", TDVİA, İstanbul 1996, XIV, 485-486.
(8) Hoca Sadeddin, İvaz Paşa'nın hıyanet ile itham edildiğini yazmaktadır. Bk. Hoca Sadeddin, Tâcu't-tevârih, I, 319.
(9) İvaz Paşa'nın vefat tarihi, kabir taşındaki bir rakamın farklı okunması sebebiyle, eski kaynaklarda 832/1429 olarak geçmektedir. bk. Mehmed Neşrî, Kitab-ı cihan-nümâ (Neşrî,) II, 609; Tâcu't-tevârih, I, 345; Solakzâde Mehmed, Solakzâde Tarihi (Solakzâde) s. 163; İsmail Beliğ, Güldeste-i Riyâz-ı İrfân, (Güldeste), s. 65; Abdullatif Gazzîzâde, Hülâsatü'î-Vefeyât (Gazzîzâde), s. 6; Sonradan kabir taşı üzerinde yapılan araştırmalardan -şayet hatalı yazılmadıysa- Paşa'nm vefat tarihinin yukarıda belirttiğimiz gibi 9 Zilkâde 831 olduğu anlaşılmaktadır. bk. Kunter, Halim Bâkî, "Kitâbelermiz I", VD, II, s. 439-440; Uzunçarşılı, İ.H., "Hacı İvaz Paşa'ya Dair", s.34; Gökbilgin, M. Tayyib, Osmanlı Müesseseleri Teskilâtı ve Medeniyeti Tarihine Genel Bakış, s. 81.
(10) Yeşil Külliyesi'nin tezyinat işlerinde çalışan Nakkaş İlyas oğlu Ali, Tebrizli Ahmed oğlu Hacı Ali ve çinilerini yapan Mecnûn Mehmed bunlardandır. bk. Ünver, A. Süheyl, Yesil Türbesi Mihrabı (824-1421), s. 10.
(11) Sultan Hanı'nı İvaz Paşa kendi mahndan yaptırmış ve Çelebi Mehmed evkafına hediye etmiştir. Bu sebeple hanın diğer bir ismi Hacı İvaz Hanı'dır. İvaz Paşa'nın Çelebi Mehmed döneminde padişah mimarı olduğu hatırlanacak olursa, İpek Hanı'nın da Paşa'nın nezaretinde inşa edildiği tahmin edilebilir. bk. Baykal, a.g.e., s. 76; Pay, Salih, "Baş Mimar İvaz Paşa", Bir Masaldı Bursa, s. 184.

İVAZ PAŞA'NIN BURSA VAKFİYESİ

3

şebbüsten vazgeçilmiştir(12). Nihayet İvaz Paşa, Dimetoka'daki Çelebi Sultan Mehmed Camii'nin de mimarıdır(13).

I. İvaz Paşa'nın Vakfiyeleri
İvaz Paşa'nın vakfıyesi bilinen vakıf müesseseleri Tokat ve Bursa şehirlerindedir. Uzunçarşılı, İvaz Paşa'nm, Tokat eserleri için üç, Bursa eserleri için de bir adet olmak üzere toplam dört adet vakfiye düzenlettiğini bildirir(14). Ancak bu sayıya, Vakıfkar Genel Müdürlüğü'ndeki bir bilgiyi de eklediğimizde, İvaz Paşa'nın düzenlettiği vakfıye sayısı beşe ulaşmaktadır. Sözkonusu vakfıyeler şunlardır:
A. İvaz Paşa'nın Subaşı iken Tokat'ın Sulu sokağında yaptırdığı cami ve medreseye ait olan 810/1407 tarihli vakfiye(15),
B. Yine Tokat'taki hayrâtına ait başka bir vakfıye(16),
C. Beyobası'ndaki zâviye ve medresesine ait olan 827/1424 tarihli vakfiye(17),
D. İnegöl'deki hayrâtı ile ilgili vakfiye18,
E. Çalışmamızın konusunu teşkil eden ve Bursa hayrâtı ile ilgili olan 830/1427 tarihli vakfiye.
--------------------
(12) Kepecioğlu, Kâmil, Bursa Kütüğü, I, 337.
(13) Ayverdi, Ekrem Hakkı, Osmanlı Mimarisinde Çelebi Mehmedve H.Sultan Murad Devri, II, 141 ve 150; Sönmez, Zeki, "Hacı İvazPaşa (831-1428), TDVİA, XIV, 487.
(14) Uzunçarşılı, a.g.m., s. 42.
(15) Uzunçarşılı, vakfıyenin nerede olduğu hakkında bilgi vermemektedir. Bk. Uzunçarşıh, a.g.m., s. 42.
(16) Uzunçarşılı, bu vakfiyenin de nerede olduğu hakkında bilgi vermemektedir. Bk. Uzunçarşıh, a.g.m., s. 42.
(17) Bıı vakfiyenin tercümesi ve tıpkı basırnı için bk. Uzunçarşıh, a.g.nt, s. 42-58. İvaz Paşa'nın Tokat'taki vakıflarına ait bir değerlendirme için bk. YÜKSEL, Ilasan, "Hacı İvaz Paşa'nın Vakıfları", Türk Yurdu, Aralık 1999-Ocak 2000 Ankara, c.XIX-XX, sy. 148-149, s. 277- 282.
(18) Gazzîzâde, İvaz Paşa'nın Bursa hayratına İnegölde mektep, İnegöl ile Bursa arasında bir han ve çeşmeyi de ilâve etmektedir (bk. Gazzîzâde, s. 6). Uzunçarşılı da aynı kaynağa dayanarak bu hayrattan söz etmektedir (bk. Uzunçarşılı, a.g.m., s. 49). îvaz Paşa'nm Bursa hayratını ihtiva eden VGMA'ndeki vakfıye suretinde şöyle özet bir başlık vardır: "Sadr-ı Esbak İvaz Paşa'nın İnegöl Kazasma muzaf mekteb ve Bursa Kazasma mülhak Dere Kızık karyelerinde kâin caıni-i şerifı vakfı 14 Zilhicce 1312/1895 tarihinde sâdır olan irâde-i 'aliyye mûcibince kaydolunmuştur". Bu ifadenin altında, vakfıye suretinin aslından nakledildiğine dair Anadolu Kazaskeri Kemaleddin Mehmed b. Ahmed'in onayı vardır. Buraya çıkartılan vakfıye sureti ise, Paşa'nm Bursa'da Kapalı Çarşı civarmda bulunan medrese, mescid, han ve çarşı ile ilgilidir. Özet başlıkta geçen İnegöl'deki mektep, han ve çeşmeye herhangi bir atıfta bulunulmamaktadır (bk. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, Defter no: 591, s. 191). Ancak, bu başlıktan hareketle İvaz Paşa'nın İnegöl'deki hayrâtı için de müstakil bir vakfiye tanzim ettirmiş olacağı anlaşılıyor. Bu konuyu açıkhğa kavuşturacak yeterli bilgi ne yazık ki yoktur. Mevcut bilgilere kaynak teşkil edenler dışında ne sicillerde, ne de muhasebe defterlerinde bu eserlerle ilgili herhangi bir belgeye rastlanmamıştır.

İVAZ PAŞA'NIN BURSA VAKFİYESİ

4


II. İvaz Paşa'nm Bursa Vakfîyesi
İvaz Paşa'nın Bursa'daki eserleri için tanzim ettirdiği vakfiye, vefatından yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce, 1 C. evvel 830/28 Şubat 1427 tarihini taşımaktadır. Söz konusu vakfıyeye göre Paşa, Bursa'da mescid, medrese, mektep, türbe, han ve çarşı yaptırmıştır.

Orijinali elde edilemeyen(19) vakfıyenin tesbit edileblien üç sûreti vardır. Bunlar sırasıyla 960/155320, 962/155521 ve 1312/189522 yıllarında vakfiyenin aslından çıkartılmış sûretlerdir. Araştırmada kullanılan son iki sûret arasında ifade, uslûp ve muhteva itibariyle (Medrese'de kalacak öğrencilerle ilgili bir cümlelik ifade hariç) istinsah hatası sayılabilecek olanların dışmda kayda değer bir farklılık yoktur.

Arapça olarak kaleme alınan ve yayınlanmış bir tercümesi bulunmayan vakfiyeyi(23) şu şekilde bölümlere ayırınak mümkündür:
A. Hamd ve salâvât, dünyanın faniliği, âhiretin ebedîliği ve vakıf yapmanın önemiyle ilgili ifadeler ve dua cümleleri,
B. Tesis ediien eserler yani hayrât,
C. Hayrât için vakfedilen eserler, gelir kaynakları yani akarât,
D. Müessesenin hayatiyetini devam ettirecek ve gerekli hizmetleri yerine getirecek personel,
E. Bütün ayrıntılan ve öncelikleriyle birlikte yapıiacak harcamalar, masrafât,
F. Müessesenin yönetimi ile ilgili genel prensipler,
G. Kurulu düzeni değiştirme veya iptal etme gibi olumsuzlukları önlemeye yönelik beddua cümleleri,
H. Vakfiyenin resmiyet kazanması (tescili) ve şahitler. Bu bölümler çerçevesinde vakfıyenin muhtevası özetle tercüme ve sistematize edilecek; dipnotlarla da gerekli açıklamalar yapılacaktır.
--------------------
(19) Vakfıyenin orijinâli, muhtemelen 1958 yılında meydana gelen Kapalı Çarşı yangınında yanmıştır. Bursa'daki vakfıyelerin orijinalleri 1945 yılına kadar Bursa Şeri'yye Sicilleri ile birlikte muhafaza edilmiştir. Sözkonusu tarihte, sicillerin Bursa Arkeoloji Müzesi'ne devredilmesiyle, vakıflara ait muhasebe defterleri ve vakıfların orijinal vakfıyeleri, sicillerden alınarak Vakıflar Baş Kâtibi Hilmi Bey tarafından vakıflar binasında muhafaza edilmeye başlanmıştır. Fakat 1958 Kapalı Çarşı yangını, Evkaf Dairesi'nin de bu değerli belgelerlerle birlikte yanmasına sebep olmuştur. bk. Baykal, a.g.e., s. 5.
(20) Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Evkaf Dairesi Defter no: 52, s. 15. Bu sûret, 1958 Kapalı Çarşı yangınında yanmıştır. bk. Ayverdi, a.g.e., II, 289.
(21) B.Ş.S., C 1/53, 15 a-18 b, 962/1555.
(22) VGMA, Defter no: 591, s. 191-195.
(23) Vakfıyenin giriş ve dua cümleleri ile âyet ve hadisler dışındaki bölümleri, 1940 yıhnda Vakıflar Genel Müdürlüğü mütercimlerinden Abdullah Tanrıkulu, Refık Şalh ve Ali S. Yücesoy'dan oluşan bir komisyon tarafından tercüme edilmiştir. bk. VGMA, Vakfiye Tercümeleri Defteri, No: 1766, s.182-191.